Mustafa Albayrak Resmi Üzerine

Mustafa ALBAYRAK resmi üzerine

Çalışmalarımı genel olarak günümüz kent insanının  en önemli sorunlarından biri olan hız ve devinim üzerine kurguluyorum. Özellikle  gündelik yaşantı içerisinde  önemli bir yere sahip olan caddeler ve sokaklardaki koşuşturmaca görsel temalarımın  başında geliyor.

Hız ve devinim konusunu ele alırken sokaktaki günlük yaşantıdan yola çıkarak resimlerimi kurguluyorum. Resimlerimde sanat tarihinden başta  fütüristler olmak üzere   kübistler ve post kübistlerle bağlantı kurduğum gözlenebilir. Ayrıca fotoğraftan faydalanıyor, iki farklı disiplin olan fotoğraf ve resim sanatını birleştiren bir anlatım biçimi sunuyorum.

Son dönem resimlerimde: Türkiye’nin en hareketli merkezlerinden biri  olan İstiklal Caddesindeki gündelik yaşamın rutin akışını irdeliyorum, İnsan kalabalığının sel olup aktığı devinimin gece ışıklarıyla birlikte doruğa ulaştığı bu ortamı yüzeye yansıtırken üst üste binen görüntülerde ışık yordamıyla elde ettiğim erimeler ve transparan etkiler çizgilerin kaybolmalarına olanak sağlarken aynı zamanda devinimi de güçlü tutmakta. Dolayısıyla yağmurun yağmasıyla oluşan atmosferin  benim için ifade ettiği şey,  yağmur + kaçışmalar = hız, devinim ve sonuç olarak yüzeyde oluşan gerilimli bir resim olmasıdır.

Bir anda birkaç noktada eşzamanlılık ilkesiyle hareket eden figürler yumağı ortaya koyarak kentsel bir alanda ve çevreden seçmiş olduğum yaşantıyı çoğaltılmış ve parçalanmış bir biçimde betimlerken nesneleri üst üste ve saydam olarak uzak, yakın, hareket eden, etmeyen, görünen ve anımsananın birbirine karıştığı çok yönlü bakış açıları oluşturuyorum.

Resimlerimde teknik ve estetik unsurların dışında hız ve devinimle birlikte sorgulayıcı bir yaklaşım içerisine giriyorum. Günümüz kalabalık toplumlarında teknolojik yeniliklerle birlikte her işini kısa sürede bitirip her istediği yere en kısa zamanda ulaşma çabasında olan bireyin yalnızlaşmasını, bireysel ilişkilerin azalmasını ve kimliksizleşme sorunlarını  irdeliyorum.  Kapitalizm’in bireyi her yönüyle kuşattığı bu dönem de sokaktaki insan üzerinden bu durumu ele alarak  kalabalığın doruk noktasında olduğu bu ortamdaki yalnızlığını görselleştiriyorum. Yalnızlaşan bireyin psikolojik durumunu irdeleyerek hız ve devinim bağlamında tin boyutu ile  tin ve madde arasındaki ilişkiyi sorgulamaktayım.

Teknik olarak kendimi sınırlamadan elde etmek istediğim sonucu görebilmek  için birbirinden çok farklı tekniklerde çalışıyorum. Tuval üzerine yağlı boya, fotoğraf kağıdı üzerine kazıma (bana ait bir teknik), fiberglas üzerine röntgen filmi uygulayarak çalışmalarımı oluşturuyorum. Ayrıca genel temaya ve içeriğe  paralellik gösteren mekan kurgulamaları yapmaktayım.

20.03.2011

Mustafa ALBAYRAK