Ümit GEZGİN, Tin ve Beden Sergisi İçin, İst/2011

BİR TİN VE BEDEN ESTETİĞİ KURGULAMAK

Mustafa Albayrak Resminin Kendine Özgü Dinamikleri

Ümit Gezgin

Sanat Eleştirmeni

Resim uzun soluklu yaratıcı bir uğraştır. Her ressam bu uzun soluklu serüveni özgün bir kimlik geliştirerek sürdürürken, aynı zamanda yeniye açık bir tutum da geliştirmek durumunda olduğunu bilir, bilir de bunu herkes yapamaz. Çoğu kere bir alanda tıkanıp kalarak resimsel düzlemini bir türlü üst bir aşamaya geçiremez.

Mustafa Albayrak başından beri hep yeni bir çizginin peşinde olmuş, dahası kendini geliştirmekten bir an için geri durmamış genç kuşak ressamların başında gelmektedir. O resmin uzun soluklu bir uğraş olduğunu bilmenin yanında, üslubun en az konu kadar önemli olduğunu da kavramıştır.

Kurgulanan ve dinamik bir strüktür oluşturan ‘beden’ gerçekliği, bütün kompozisyon duyarlılığı ve bedenlere yüklenen tinsel anlamlarla birlikte görsel lirizmi de oluşturmaktadır. Hareket, mekan-beden bütünlüğü içinde varolurken, görsel-düşünsel etkiyi de alabildiğince arttırır. Albayrak resmin biçim-içerik ilişkilerini üslup bütünlüğü içinde kurgulamak olduğunun ayırdında olarak; resmini hep ileriye ve bir üst aşamaya taşımasını bilmiştir.

BEDENLERLE KURGULANMIŞ BİR VAROLUŞ

Beden bir anlam alanı oluşturduğu kadar, aynı zamanda mekana da biçim veren bir realiteler toplamıdır. Kültürün, iletişimin ve yeni kültür alanları yaratmanın da başat unsuru, başat gerçekliğidir beden.

Rönesanstan beri varolan bedene dayalı dinamik strüktür, sonuçta bütün sanatçıları kendi özgünlükleri içinde sanatlarını tanımlamaya götürmüştür. Bakın, bütün bir sanat tarihi aynı zamanda bedenle de simgelenen bir anlatımın  ortak ifade  alanı olarak karşımıza çıkmaktadır.

Mustafa Albayrak’ın resimlerinde de bedenler, varoluş boyutları içinde değerlendirilirken, aynı zamanda tinsel bir gerçekliğe ve oluş durumuna da işaret eder. Giderek kendini yeniden tanımlayan ve kurgulayan bir anlatım zenginliğine sahip olurlar.

Sokağın, caddenin, meydanın ve giderek mekanın anlam alanı haline gelen; giderek de mekanı yeniden biçimlendiren ve ona tinsel-görsel bir boyut ekleyen Albayrak resmi, Türk çağdaş resmi içinde hakkında sözettiren bir gerçekliği de tanımlar. Bakın onun beden estetiği aynı zamanda bir kültür tanımını da oluşturur. Yaşam ritmi içinde akıp duran ve dönenen bedenler, Albayrak resminin kendine özgü estetiği içinde, yeni ve  dinamik bir yapı kurar.

Sonuç olarak Mustafa Albayrak resmi tin ve beden diyalektiğini özgün bir yaratım boyutunda yeniden tanımlar. Bizi hayatın merkezine ve o merkez içindeki bedenlerin tin’leşen oluş serüvenine doğru çekerken, yüksek bir estetik de meydana getirir. Bu estetik lirik bir düzlemde akıp gider…